Yapay zekâ yatırımlarının ne ölçüde gelire dönüşeceği ve şirket değerlemelerinin sürdürülebilir olup olmadığı giderek daha fazla sorgulanıyor. Barclays stratejisti Emmanuel Cau’nun değerlendirmeleri ve IMF’nin olumsuz senaryosu, yatırımlarda sert bir yavaşlamanın teknoloji hisselerinin ötesinde küresel ekonomiyi de etkileyebileceğine işaret ediyor.
Çip hisselerindeki düşüş endişeleri artırdı
Barclays hisse senedi stratejisti Emmanuel Cau, ABD’de enflasyonun beklentileri aşması, Orta Doğu’daki gerilimin yeniden yükselmesi ve çip üreticilerinin hisselerindeki sert gerilemenin piyasa iyimserliğini zayıflattığını belirtiyor. Cau’ya göre özellikle yarı iletken hisselerindeki kayıplar, yapay zekâ yatırımlarının geleceğine yönelik soru işaretlerini yeniden gündeme taşıyor.
Hafta içinde Güney Kore’nin KOSPI endeksi yaklaşık yüzde 14, Philadelphia Semiconductor Index (SOX) ise yaklaşık yüzde 8 geriledi. SOX, yarı iletken şirketlerinin performansını izliyor. Küresel bellek çipi pazarındaki rekabet ve Asya’da faaliyet gösteren iki veri merkezi şirketinin halka arz planlarını ertelemesi düşüşe katkıda bulunan gelişmeler arasında yer aldı.
Halka arzların ertelenmesi, veri merkezi yatırımlarının nasıl finanse edileceği ve şirketlerin değerlemelerinin ne ölçüde haklı olduğu konusundaki belirsizliği artırdı. Piyasalarda, yapay zekâya ayrılan kaynakların somut kazançlara dönüşme kapasitesi de daha yakından inceleniyor.
Cau, bellek çipleri alanındaki rekabeti diğer risklere kıyasla daha sınırlı bir sorun olarak değerlendiriyor. Ona göre veri merkezi şirketlerinin finansman ihtiyacı ve yatırımların gelir üretme gücüne dair belirsizlikler daha fazla önem taşıyor. Bununla birlikte stratejist, hisselerdeki gerilemenin önemli bölümünün şirketlerin temel göstergelerindeki bozulmadan değil, yatırımcıların olumsuz haberler karşısında kârlarını hızla realize etmesinden kaynaklanabileceğini söylüyor.
ASML ve TSMC gibi sektörün önde gelen şirketlerinin son açıklamalarında talep beklentilerini güçlü tutması, yapay zekâ altyapısına yönelik ihtiyacın sürdüğüne işaret ediyor. Ancak Cau, yatırımların daha olgun bir evreye geçtiğini ve şirket seçiminde daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyor. Yapay zekâ odaklı yatırımlardaki en güçlü yükseliş döneminin geride kalmış olabileceğini belirten stratejist, güçlü nakit akışı, kanıtlanmış iş modeli ve makul değerlemeye sahip şirketlerin önemine dikkat çekiyor.
IMF’nin senaryosunda küresel büyüme riski
IMF’nin 13 Ekim’de yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporunda küresel ekonominin 2026’da yüzde 3,1, 2027’de yüzde 3,4 büyümesi bekleniyor. Kurum, 2026 tahminini temmuzdaki yüzde 3 seviyesinden yükseltirken bu görünümün yapay zekâ altyapısına yapılan yatırımların güçlü kalmasına önemli ölçüde bağlı olduğunu vurguluyor.
IMF, yapay zekâ yatırımlarının keskin biçimde azalmasının finansal piyasalarda ciddi bir düzeltme doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Kurumun olumsuz senaryosunda varlık fiyatlarındaki gerilemenin 2028’e kadar küresel gayrisafi yurt içi hasılayı (GSYH) yüzde 1,1, ABD üretimini ise yüzde 1,8 azaltabileceği öngörülüyor. IMF yetkililerine göre varlık fiyatları ve tüketim harcamalarındaki düşüş, etkinin teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmamasına yol açabilir.
IMF Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonominin yapay zekâ yatırımlarına giderek daha bağımlı hâle geldiğini belirtiyor. Bu yatırımlarda beklenmedik bir yavaşlamanın ekonomik görünümü kırılganlaştırabileceği uyarısını yapan kurum, en olumsuz senaryoda dahi küresel büyümenin mutlaka resesyon düzeyine ineceğini öngörmüyor.
Petrol fiyatları ve borç yükü de risk oluşturuyor
IMF’nin gündemindeki riskler yapay zekâ yatırımlarıyla sınırlı değil. Orta Doğu’daki savaşın uzaması ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi enflasyon baskısını artırarak büyümeyi zayıflatabilir. Kurumun senaryosuna göre petrolün 2027’nin ilk çeyreği boyunca varil başına 130 doların üzerinde kalması, gelecek yıl küresel büyümeden 0,5 puan götürebilir.
Yüksek kamu borçları ve artan tahvil getirileri de hükümetlerin borçlanma maliyetlerini yükselterek ekonomik hareket alanını daraltabilecek unsurlar olarak sıralanıyor. Barclays ve IMF’nin değerlendirmeleri, yatırımcıların yapay zekâ şirketlerinin büyüme hızının yanı sıra bu yatırımların sağlayacağı kazancı ve şirketlerin finansal dayanıklılığını da daha yakından değerlendirdiğini gösteriyor.