Sceye SE2, Service Test 1 görevi kapsamında ABD ile Japonya arasında yaklaşık 30 bin kilometrelik yolculuk yaptı. Japonya’da bir haftadan uzun süre görev yapan platform, standart akıllı telefonlarla arama, mesajlaşma ve internet üzerinden video izleme olanağını gösterdi.
SoftBank şebekesi üzerinden bağlantı sağlandı
Sceye’nin Japon telekom operatörü SoftBank ile yürüttüğü çalışmaların parçası olan Service Test 1 (ST1) görevinde SE2, ağustos ortasında Japonya’ya ulaştı. Platform, Japonya tarafından yönetilen hava sahasında yedi günden fazla faaliyet gösterdikten sonra Pasifik Okyanusu üzerinden ABD’ye döndü.
Japonya’daki denemelerde kullanıcılar özel bir telefon donanımına veya cihaz değişikliğine ihtiyaç duymadan sesli arama yaptı, mesaj gönderdi ve çevrim içi video izledi. SE2, bağımsız bir internet kaynağı gibi çalışmak yerine SoftBank’ın çekirdek şebekesine bağlandı. Kimlik doğrulama, bağlantı yönetimi ve veri trafiğinin yönlendirilmesi gibi temel mobil şebeke işlevleri bu altyapı üzerinden yürütüldü.
Bir platformun kapsaması 500 baz istasyonuna denk olabilir
Yüksek irtifada çalışan HAPS platformları, yeryüzüne görece yakın konumlarından geniş bölgeleri kapsayabiliyor. Sceye’nin açıklamasına göre tam ölçekli kullanıma alınması planlanan platformlardan biri, kapsama alanı bakımından yaklaşık 500 karasal baz istasyonuna eşdeğer olacak şekilde tasarlanıyor. Bu yaklaşım, özellikle dağlık alanlar, denizler ve geleneksel telekomünikasyon altyapısının kurulmasının zor ya da maliyetli olduğu bölgelerde kullanılabilir.
Güneş enerjisi ve lityum-kükürt bataryalar
SE2’nin üst yüzeyindeki güneş panelleri gündüz elektrik üretiyor; enerji lityum-kükürt bataryalarda depolanıyor. Yaklaşık 425 Wh/kg enerji yoğunluğuna sahip bataryalar, hava aracının kuyruk bölümündeki elektrikli pervaneye güç veriyor. Bu sistem, platformun günler boyunca dış müdahale olmadan görev yapmasına imkân tanıyor.
HAPS ile uydu bağlantısı arasındaki fark
Starlink’in Direct to Cell hizmeti de mobil cihazlara bağlantı sağlamayı hedefliyor, ancak bu yaklaşımda kullanılan uyduların alçak Dünya yörüngesine gönderilmesi gerekiyor. Sceye SE2 gibi HAPS araçları ise Dünya yüzeyinden yaklaşık 17 kilometre yükseklikte çalışıyor.
Alçak Dünya yörüngesindeki uydular yüzlerce kilometre yüksekte bulunduğundan sinyaller daha uzun mesafe kat ediyor. Stratosfer platformlarının yeryüzüne daha yakın olması, uygun koşullarda daha düşük gecikme ve daha güçlü bağlantı sunma potansiyeli taşıyor. Uydu fırlatmak yerine atmosferde çalışan araçlardan yararlanılması, altyapının kurulması ve işletilmesinde maliyet avantajı da sağlayabilir.
Uzun süreli uçuş için mühendislik sınavı
Yüksek irtifa hava araçları ve güneş enerjili stratosfer platformları, uydu ile dron arasında konumlanan bir iletişim seçeneği olarak değerlendiriliyor. Uzun süre havada kalma, enerji yönetimi ve konumu sabit tutma gibi teknik zorlukların aşılması gerekiyor. Sceye’nin 30 gün süren yolculuğu tamamlaması ve Japonya’daki bağlantı denemeleri, şirketin bu alandaki çalışmalarında önemli bir aşama oldu.