Akşit, yapay zekânın savaş simülasyonlarında araçları uzaktan kontrol edilen füzelere dönüştürebildiğini belirterek yabancı elektrikli araçların ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI kampüslerine alınmadığını söyledi. Gerekçe olarak araçlardaki sensör ve kameraları, ayrıca yazılım denetiminin Türkiye’de olmamasını gösterdi.
Yapay zekâ yanlış bilgi üretebilir
Akşit, öğrenen algoritmalarla gelişen yapay zekâ sistemlerinin her zaman doğru sonuç vermediğine dikkat çekti. Bu araçların gerçekte olmayan bilgi ve kaynakları gerçekmiş gibi sunabildiğini, bilimsel çalışmalarda da uydurma veriler oluşturabildiğini ifade etti. Bu nedenle yapay zekâ çıktılarının doğrulanması gerektiğini vurguladı.
Yapay zekânın ikna gücünün de risk taşıdığını belirten Akşit’e göre kişisel veriler üzerinden insanların ilgi alanları, beklentileri ve hassasiyetleri saptanabiliyor. Bu bilgiler, seçimler de dahil farklı alanlarda kişilerin düşünce ve tercihlerini etkilemek için kullanılabiliyor.
Akşit, dijital platformlarda paylaşılan verilerin mahremiyet bakımından doğurabileceği sonuçlara da değindi. Kullanıcıların yapay zekâ uygulamaları ve çevrim içi hizmetlerle paylaştıkları bilgiler konusunda dikkatli davranmaları gerektiğini söyledi.
Yapay zekâ simülasyonlarında araçlar füze olarak kullanılabiliyor
Akşit, yapay zekâyla yapılan savaş simülasyonlarında sistemin çoğu kez otomobilleri yerde ilerleyen güdümlü füze gibi kullandığını anlattı. Ona göre yapay zekâ aracın kontrolünü ele geçirerek onu askeri birliğin girişine yöneltebiliyor; araçta insanların bulunup bulunmaması sistem açısından önem taşımıyor. Akşit, bu durumu tehlikeli olarak niteledi.
Yabancı elektrikli araçlara kampüs kısıtlaması
Akşit, Türkiye’de ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI kampüslerine yabancı elektrikli araçların alınmadığını belirtti. Araçlardaki çok sayıda sensör ve kameranın çevrenin haritasını çıkarabildiğini, yazılımın ve kontrolün ise Türkiye’nin elinde olmadığını söyledi.
Yerli araçlara izin verildiğini aktaran Akşit, bu araçlarda yazılımın ve kontrolün kendilerinde olduğunu kaydetti. Olası bir savaşta yazılım denetiminin önemine işaret ederek, kontrolün kendilerinde olması hâlinde yazılımın ve şifrenin değiştirilip güvenliğin yeniden sağlanabileceğini; denetim başka bir taraftaysa aracın o tarafın talimatlarına göre hareket edebileceğini ifade etti.
Benzer önlemler başka ülkelerde de uygulanıyor
Stratejik tesislerde araçlara yönelik kısıtlamalar yalnızca Türkiye’de görülmüyor. İsrail’in geçen yıl güvenlik açığı yaratabilecek sistemler barındırdığı gerekçesiyle Çinli otomobillerin stratejik üslere girişini yasakladığı aktarılıyor.
İngiltere de Çinli araçların casusluk amacıyla kullanılabileceği endişesiyle bu araçları kritik tesislere almama kararı aldı. Çin daha önce Tesla araçlarının askeri tesislere girişini yasaklarken Avustralya, Polonya ve ABD’nin de benzer tedbirler aldığı belirtiliyor.